Kalbimi kır, tanrım, ki öylece ölüp
gitmeyeyim:
Yeryüzünün menfurluğu, büyüdü filizinden sıyrılarak
Sarıldım çepeçevre, esir düştüm
ölüme, ki -
Dokunurken bir zamanlar ruhuma
başka hayatların kederi -
Duyumsayamıyorum kendi ızdırabımı
dahi şimdi.
Aklı noksanlar gibi yaşıyorum böyle,
Umarsız, yoksun gözyaşından ve
hakikatlerinden kalbin,
Bu kesif hissizlik, sokuluyor
usulca
Uyuşturuyor, kıstırıyor hayatımı
her bir yerden,
Ölmeliyim, sevgili tanrım,
kırmayacak olursan sen kalbimi.
Cezalandır beni meçhullüğünün korkusuyla yarının,
Tir tir titreten bir pişmanlıkla, ruhun şifa kapısı;
Don yanığını ve coşkusunu güneşli
günlerin
Ölümdür sezinlemeyen ancak:
Kalbimi kır, o halde, tanrım, ki
yaşayabileyim.

Yorum Gönder