Çarıksız Şiir

Bitik betik betimlendi
Edildi etik etki seçildi
Tutku tuttu ama
utku tutukluluk yaptı.
Seçki açık seçik yapıt
Yapıldı ekol okul
O Kul bunlara rağmen
Okudu cık cik sözcük
Bense
Hiç-bir-şey söyleyemiyorum
Bir başıma kalıyorum.
Ama
İstiyorum...
Ümit ve korkunun birleştiği bir kalp
İstiyorum.
Kalbim kulplu bir kalıp olsun
istemiyorum
Biti yamacıma gel ki
Biti gamlanma
Biti kanlanmışlardan olma
İstiyorum.
Beti söylendi söylen
Ben(z)im betim attı.
Suçsuz musun dediklerinde
Evet hâkim bey akim kalmış mesele-i mühimmeye müteallik malumatları ve mefhumları haiz olduğum söylenebilir yahut kısa yoldan hakim olduğum.
 
Eveleme geveleme
O zaman suçsözüm hâkim bey
Sözün suçu var mı
Çalıyı dolaşma derhal ite bulaş
Sözün özü özün tözü tuzla buz ettiği midir
Boz
arım böyle işe
Baş
larım
 
Başa döndük yine bu ehemmiyetsiz yargıyı da yargıçlığı da bırakalım     
kargıyı dağıtalım uykulu uyulan uydurma yargı yolunu uydurtturmayın bana.
Akyapraklı betikten etik bir esriklikle törebilim eskitleri çıkarabilirseniz çıkarın yoksa lekelenmeme hakkımı kullanıyorum hâkim bey
Sanık sanmayın sakın beni ezince.
Ne demişler
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamazmış
Ezinç edemezsiniz bana.
Masumiyet karnemi verin bana ya da her ne ise onu
Kar ine bu yere yakınsak hava soğuk
bir biçim yoksa suçlayamazsınız beni
Erince erdim eridim biçemezsiniz biçim biçim biçmemeniz için içim
Ağzı söz yapan avıkapımı yahut alkapımı çağırttırmayın bana
Muhâmî de der bazıları
Ham yapar yutar sizi
İnen kar da eri(yi)nce yaz'ın size yazın'dan yazı'nın yazın'ına dair yaz'ar yazar
Sızım sızım sızlar sizler
Sızar kalırsınız sazsız sözsüz.
Suçsuzluğum suçsözlükle kanıtlandı yani kanatlandı şey demek istiyordum delil
Deliliyorum demeden dellenmeden deliriyorum
delilli yorum yapıp
anlaşım alanında uzlaşalım.
Türkçenin özünü tözünü tüttürmeyelim ama bir yandan da demeyelim tevafuk tesadüfe.
Ya hiçbirşey söylemeyelim ya da Hiç böyle Bir mesnetsiz Şey yapmayalım
bir başımıza kalmayalım.
Tanıyalım tanış olalım tanık olmasak da tanımımızı doğru yapalım doğuralım.
Falkland işi iki kel adam olup tarak için kavga yapmayalım.
Elma kurdu çoktan turşu kurdu biz turşusunu kurmayalım yanılışlarımızın.
Çok didaktik bulma bunları
dakik tik tak tik tak bir taktik bu.
Ben ister miydim yazmak bunu.
İstemez miydim sökülen bir ağaç olmak yahut uyumak koynunda cervus'un.
Muhakkak isterdim ama isterler şunu ve isterlerse bazı isterler bunu yapmamıza engeldi. Bazıları yüz versen astarını isterdi.
Yüz yani beş çarpı beş çarpı dörtbaş.
ımam urefa.
Yüzbaşı Turko yüz başı.
Başa döndük yine baş başa
Honki ponki torino hiçbir şeyin anlamı yo....
Var! var, anlamı var!
varısa tırnağın başın kaşı
ama biz vardık da önceden vardık mı varmamız gerekene bilmiyorum.
Korkuyorum.
 
Torino dizin'de sizin de üstünüze düşüyor ama Toronto değil de Otranto dersen bana
o çizmenin tam topuğunda.
Topuklarım vuruyor.
Sıkıştım mıydı topuklarım diyenlere inat topuklarım her ne şey geldiyse gelsin başına son'uçta benim topuklarım.
Sonuç son uç değil sunuc olmalıydı bazıları için olmadı.
Kimseye kaptırmadım topuklarımı.
Elletmedim göstermedim
Tavsiyeye kulak astım
Astımım azdı tabi
Ben o zamanlar azdım
Çok aldım nerede çokluk orada bak lukata tü kaka
Yani buluntu ve muhakkak ona çöken bir akbaba ukab
Yine döndük başa kalem akıl bir de karışık Kureyş sancağı kime verildiyse o alacak sancak
Zannedicek tabi yoksa... yoksa olacak oldurulacak.
Velhasıl kelam kalem yazacak:
Dünya sisteminin kâşifi -ki mucidi değil- taş ören bir duvarcı olsa da kulağına ezanını hususî bir adam okumuş.
Tanzimata tazminat açmış ve zamlandırmamış yani anlayacağın faizsiz feyze yönelmiş.
 
Bahaneleri harikulade idi
Fakat bunla övünmemek giderek de bahanelerin gölgesinde dinelmemek gerekirdi.
Sığ'ınmadı.
Ak ile karayı
Akla karayı sokma
Karayı akla
Diyorlar demesinler
Müstağnileşebildiğiniz kadar müstağnileşin bakalım mütehassıslar Sızlar kısım kısım.
Kimin faydasına
Salkım salkım sakın sakınma diyorlar desinler bakalım.
Bizse varsa böyle bir biz
Ne yapacaktık ne yapmalıydık diye sormayalım.
Haklayabiliyorsan hakla
Yoksa akla karayı ayıklayalım.
Ki bakalım ne var terekemizde terk ettiğimiz
tarikimize ne çıkacak.
Yine didaktik tik tak tikdak tilo şeritleri geride kaldı.
Şiir beni zorluyor
Çünkü hayat zorluyor beni çıkmazın sokaklarında.

(Şiiri dinlemek için tıklayınız: YouTube) 

Muhammed KOÇ

(Diğer Yazıları)


1 Yorumlar

  1. ârifâne üslûbunuz, lisânın cihân-ı ma‘nâsını teshîr etmiş. bu derece derûnî ve müşkil-pezîr bir manzûme vücûda getirmek, hakîkaten "beyânın sırr-ı azîmi"dir. bilhassa;
    Eveleme geveleme
    O zaman suçsözüm hâkim bey
    Sözün suçu var mı
    Çalıyı dolaşma derhal ite bulaş
    Sözün özü özün tözü tuzla buz ettiği midir
    Boz
    arım böyle işe
    Baş
    larım

    kısmı pek hoşuma gitti...
    tebrîklerimi takdîm eylerim....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaz

Daha yeni Daha eski