Yünü çalınmış
halının vahâmeti
geriye kalmış
naylonundan ötürü;
hiçbir sûreti
olmaksızın kimsenin gözünde
bilinmez mi hangi
hîlenin
hangi yalan
dolanın pençesinde sürü?
Ne olacaktı başka
elde avuçta
salyalı ziyafet artıkları
işte, 'sarsak
yürek'te iniltili çürüme;
kaç sızıldanış
bahanesiyle
el gün demeyip
uluorta
demeyip kan can
kuytulukta
solunan konyak kokusu!
Söküğü dikiş
tutmaz olmuş
kimlerin ceketinin
dış cebindeki
arsız
aldatıcılığıyla o pişkin
etiketi yırtık
ayılma korkusu
ve kırık gözlük
camı gibi göğüste
şişe yarığından
sızıntı?
Hâileyi örtbas
etmek için
sorana sormayana
işareti
kendi karanlığıyla
damlayan
kimin kirpiğinin
buğusu?
Yetti artık!
Ayıp olmuyor mu
böyle
bu kadar da ileri
gitmek
değil mi
ziyancılığın daniskası
durmak nedir
bilmez mi arkadaş
geceli gündüzlü bu
vızıltı?
Yer mi kalmamış
adım atmağa
her yer mi zifîrî
karanlık
hepsi mı bozuk
maya
her gövde mi suyu
çekilmiş dal parçası;
adımı da
yeri de
hepsi mı hasır altı?
Ali ÖZDEMİR

Yorum Gönder