(Şiiri dinlemek için tıklayınız)
Kapının ığdırık
olabileceğine akıl sır erdiremezdi Aristo. Yoksa söyler miydi öyle üçüncü halin
imkansızlığı herzelerini. Yok efendim hareketli olan her şey çürürmüş de bu
sebeple O hareketsizmiş-miş-miş. Halt etmiş. Soralım ona madem hiç yabanmersini
yememiş biri yabanmersini aşerebilir miymiş? Benim para harcamadan hiçbir
şeyden zevk alamamama nasıl bir çare bulabilirmiş-miş hazretleri. Kemik bir kere
yanlış kaynamış. Kimse yanaşmıyor kırmaya. Pardon mösyö muhayyilenizi kimden
satın aldınız? Sen sen sen karıştırıyorsun aşkla fethetme arzusunu.
Arıyorsun kuru akislerde
bilme tatminini. Mevlidin figanlı yerinde yıkıldı yıkılacak kulenin cazibesine
kapılıyorsun. Geçimbilim adı altında Rusa ve Volter'in fısku fücur cümbüşüne
atıf yapmadan konuşamıyorsun. Fışkıra fışkıra tacir, kavanoz dipli dünya. Hey!
Bir şarkı gibi olmasın ömrün çabuk söner çünkü. Budanmamış bir incir ağacı
kadar grotesk. Damıtılmış zevkler. Bakma bizim de kurumsal olmayan
müesseselerimiz var: toplum ıslah merkezleri olarak otobüsler mesela. Sana
gelmekte olan fanilik vesveselerini bırak. Bırak ki belli olsun hıtta mı
habbetün mü dediğin. Nefsler tokuştu. Her vaate kanma. Her vaade kanma. Her
va'ade kanma. Bak gördün mü uymuyor bu da büyük ünlü uyumuna. Bir ığdırık durum
daha. Hepimiz figüran mıyız ki bir seyircisi olmasın bu oyunun. Bilmediğim
sularda yüzmektense iyi geliyor bana kaydırmak. Pürüzsüzlüğün imparatorluğu.
Sanat ise bir kırık ayna. İt nallıyorum sokaklarda. İlerleme humması altında
bunca yıllık İlahi adalet oldu sana karma. Sofist safsata. Bilgiyle kurduğumuz
ilişki Bouvard ile Pecuchet dolaylarında. O Yunanlıyı unuttuk sanma. Sanat bir
mağara değil köşk hiç değil bir saçak altı olabilir ancak sana. Delirmemek için
televizyon açıyoruz. Tamam tamam da o imana getiren gök gürültüsünü ne
yapacağız? Şeytan aldı götürdü satamadan getirdi. Mezarlıktan meyve yenmez.
Harari değil ulan hâriri hikayeciliğimizin babası. Hikâye bunlar hep deme bana.
Tahkiyeyle tahliye ve tahakkuk. Araba reklamındaki bozuk itikatlı sloganlar boğuyor
beni. Nazif'in üç zayıfı var benim iki demek bizi kurtarır mı. Ölüdeniz
yemişleri. Kaliteli oyalanma. Ufuklarda yükselen nazenin balon değil oğlum bu,
Tatlı hayat balonu. Bir şeyler anlamış olmak. Çaresizlik. Kayıtsızlık.
Iğdırıklık.
(Şiiri dinlemek için tıklayınız)
Muhammed KOÇ

Yorum Gönder