Bu yazımda Muhammed Koç’a ait olan ve raflarda
yerini almaya başlayan Moderniteye Karşı Benlik ve Öteki
& Türk Şiirinde Otobiyografik Yaklaşımlar kitabından
bahsedeceğim.Yazarımız -Muhammed Koç- 1998’de
Kahramanmaraş’ta doğmuştur. Yeni Türk Edebiyatı
sahasında doktora yapıyor. Hâlen Hırgür Atölye’nin editörü ve yayın
yönetmenliğini yapmaktadır.
Yazarların ve şairlerin
hayatları hep merak konusu olmuştur. Buradan
magazin konusu çıkarmaya çalışan bazı güruhlar da yok değildir. Bu duruma yakın zamandan örnek verecek olursak merhum Sezai
Karakoç en iyi örneğimiz olacaktır.
Mevzuyu buraya yeniden
taşımaya hiç niyetim yok. Bu konudan
bîhaberseniz eğer size en iyi cevap Orhan Veli’nin şiiri olacaktır:
Yayan dolaşırım
Mütenekkiren seyahat
ederim
Oktay Rifat’la Melih
Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır,
pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi
bulsun.
Evet, cevabımız ortadadır;
merak eden araştırabilir.
Moderniteye Karşı Benlik Ve
Öteki & Türk Şiirinde Otobiyografik Yaklaşımlar kitabı dört
şairi ele alıyor: Orhan Veli, Nazım Hikmet, Metin Eloğlu, İsmet Özel. Bu dört şairin hayatını benlik ve öteki penceresinden
şiirlere bakarak, otobiyografi namına ne varsa biz okurlar için bulup gün
yüzüne çıkartıyor. Şairlerin ismini bilerek bu
sıra ile yazdım. Çünkü kitabımız da şairleri bu
sıraya riayet ederek ele almıştır.
Bu durumu da yazarımız
şu şekilde açıklamaktadır: “İşte bu biçimde ve
kalıba uyan ilk otobiyografi şiiri olarak Orhan Veli’nin 1939 yılında yazılıp
neşrolunan ‘Lakırdılarım’ şiiri tespit edilmiştir. Daha sonra 1940 yılında yazılıp 1942 yılında neşrolunan
başlıksız ‘Ben Orhan Veli’ şiiri ve 1942 yazdığı mektup şiiri ‘Ben 1914’te
Doğdum’ mevcuttur. Başlığı ‘Otobiyografi’ olan
ilk şiir ise 1961 yılında Nazım Hikmet tarafından kaleme alınır. İşte bu sebeple yaş olarak Nazım Hikmet, Orhan Veli’den daha
büyük olmasına rağmen, bu meseleleri ilk kaleme alan Orhan Veli olduğu için
çalışma Orhan Veli ile başladı.”
Muhammed Koç’un ilk
olarak Orhan Veli’nin şiirlerini incelemeye başladığını söylemiştik. Koç, Orhan Veli’yi değerlendirirken, kendini öteki için feda
ettiğinden bahseder. Çünkü insan mücerret bir
hayat yaşayamaz, sürekli birbiriyle bir şekilde kesişir, der. İnsanın başkalarıyla kaynaşmadan bir hayat idame
ettiremeyeceğini de ilave eder.
Koç, ikinci olarak Nazım
Hikmet’in şiirlerinden bahseder. İkinci olarak
Nazım’ı incelemesinin sebebini üstte yazmıştık. Kitapta Nazım Hikmet’ten bahsederken şairin bütün hayatının
bir otobiyografi şiiri üzerinden bahsedilmesinin güç olduğunu söyler. Bunu yalnızca Nazım ile de sınırlamaz elbette. Diğer yazar ve şairler için de aynı durumun geçerli olduğunu
savunur. Koç, Nazım Hikmet’in kimlik krizindeki
modern insana kendi kimliği üzerinden bir çıkış yolu tavsiye ettiğini ifade
eder.
Birçok insan -özellikle
kendi yaşıtlarım adına konuşacak olursam- Nazım Hikmet’in şu şiirini alay
konusu yapardık:
trrrrum
trrrum
trrrum
trak tiki tak!
Makinalaşmak
İstiyorum!
Aslında saçma gibi gelen
bu şiirin neden yazıldığını anlayınca -bunu anlayabilmek için kitabı
okumalısınız- şiiri belli bir zemine oturtabiliyorsunuz.
Kitapta ele alınan
şairlerin üçüncüsü ise Metin Eloğlu’dur. Türk
Edebiyatı’nda ismi bilerek setr edilmeye çalışılan bir şairdir. Hâlbuki İsmet Özel, Metin Eloğlu için “Modern Türk Şiirinin Zirvesi”
demiştir. Muhammed Koç da İsmet Özel’den
iktibasla Eloğlu için Orhan Veli’nin halkın zevkini, Nazım Hikmet’inse halkın
davasını kaleme aldıkları şiirler yazmalarının aslında bir tezatlığı
göstermediğini, aksine aynı kapıya çıktığını savunuyor.
Moderniteye Karşı Benlik Ve
Öteki & Türk Şiirinde Otobiyografik Yaklaşımlar kitabını neden
okuyalım? Bu kitabı diğer neşriyattan ayıran
özellik nedir, derseniz: sizlere cevabım kısa
ve net bir şekilde “Metin Eloğlu’na
değinmesi, yok sayılmaya çalışılan büyük şairi görünür kılması yeterlidir”
derim.
Muhammed Koç’un
kitabında yer verdiği son şairimiz İsmet Özel’dir. Koç, İsmet Özel için “Şairin hep bir gidişatı vardır ve bu gidişat
içinde vardığı yer aslında hem var olduğu hem de doğduğu yerdir” der.
Koç, Özel’e atıfla insanın yetiştirilemeyeceğinden
bahseder. İnsan ancak birilerini rol model
alarak şekillenir görüşünü benimser. Koç, bu
durumun aşkta dahi böyle olduğunu iddia etmekten ziyade bir gerçeği açıkladığı
kanaatindedir.
Muhammed Koç, İsmet
Özel’in “başkaları” meselesi
üzerinde de durur. Koç, kitabın birçok yerinde
modern hayatın götürülerinden bahseder. Bu
durumu Özel’in “başkaları”
mefhumu üzerinden de ele alarak şu sözleri zikreder : “Modern hayat
bizleri ne kadar tecrit etse de hep birbirimize, insan olana muhtaç durumdayız.”
Kısaca tanıtmaya
çalıştığım Moderniteye Karşı Benlik Ve Öteki & Türk Şiirinde Otobiyografik
Yaklaşımlar kitabı sonuç bölümüyle hitama ermektedir. Bu kitabın Türk Şiirinde bir boşluğu doldurduğu
kanaatindeyim. Çünkü otobiyografi çalışmaları
sanılanın aksine çok daha az. Zaten yazarımız
Muhammed Koç, kitabın baş sayfalarında bu konuya da değinmektedir.
Otobiyografi severler ve
biraz da olsa felsefeye ilgi duyanlar için bu kitabın bulunmaz bir nimet olduğu
kanaatindeyim.

Yorum Gönder