Seni yanlarında istemiyor mu onların hiç biri
ısrarlı mı hepsi birden ustalığından kaçırmakta seni?
Belli ki onların mecbur kalmanı istedikleri şey iş birliği
halbuki senin tek bildiğin el birliği.
Haberdar olup olmadıkları hiç bilinmiyor herhangi bir inşâdan
bilinmiyor hangi dermânı örseleyip dururlar başından beri.
Ha güpegündüz ha karanlık çökünce
sokak ortasında bir dönemeç görünce
bulup birbirlerini toplanırlar hemen
elbette ki fenalıkta
demek tabiatları gereği.
Madem soruyorsun şöyle diyeyim sana;
her ne pahasına olursa olsun
hiç kulak asma hatta
dönüp bakma bile onlara
fesat kumkuması onların her biri
ayrı ayrıyken de çünkü bir aradayken de
hepsi birbirinden nağmeci
hepsi birbirinden fırsat düşkünü.
Fakat sen de ölü değilsin
ve hiç de öleyazmadın
teveksiz kalmadı hiç bağında asmaların
bak, elin ayağın kütük gibi sağlam
tâ bugünlere dek dağ havasından
hiçbir şey kaybetmedi başından beri omuzların.
Öyleyse onlar yanlarında istemeye dursunlar seni hâlâ
sen de bunu onların yanına bırakma e mi?
Öğren gözünün güzelce gördüğünü
ezberle dilinin incelikle döndüğünü;
bir adım atacak kadar varsa gücün
sen de bir adım at genişlesin her günün;
kıyasa gerek duyarsan eğer
kendi kollarını sadece kendi kollarınla kıyasla;
endişeye mahal verecek kadar zayıf düşme sakın
ve anadan babadan gördüğüne muvafık bir edayla
halini hatrını sormaya devam et küçüğünün
devam et saygı göstererek memnun etmeğe büyüğünü.
Söyle haydi hemen söyle
yaşın mı geçmiş
şu anda?
-Hayır, geçmemiş.
Denilebilir mi peki senin için içi geçmiş biri?
-Hayır, denilemez.
Başladığın bir işi vakitlice
aklın kesiyor mu bitirebileceğine?
-Evet, kesiyor.
O zaman bu şartlarda onlara bel bağlaman
senin gibi birinin hamuruna münafî.
Uzun etmeden diyeyim;
senin yüzdüğün deniz berrak
onlarınki bulanık,
senin niyetin vâzıh
onlarınki hafî.
Ali ÖZDEMİR

Yorum Gönder