gecenin
sakinliğinde
seni duymuştuk
bir seher
vakti
sesin
ellerinde
sırnaşık çiçeklerle gelen bahar
annesine koşan
bir çocuk gibi
sarmıştı bizi
her şey sesine
bürünmüştü
yağmur
sesindi
rüzgar sesindi
ateş
sesindi
toprak sesin
biz henüz
düşmek nedir bilmezken
çöllere ve
ağaçlara vermiştik kendimizi
mahzun,
mükedder fakat ümitvar
fırat'ın,
dicle'nin ve nil'in aktığı gibi
akıtmıştık
ruhumuzu
seni bir daha
duymak için
yine bir vakit
duymak için seni
yırtmıştık
dünya kefeninden tenimizi
sesin için
yaşamış
sesin için
sürmüştük toprağa yüzümüzü
ve sesin için
tekrar çevirmiştik göğe
akan
gözlerimizi
sen seslen
bizi
dermanla
biz kulağıyla
görenlerdeniz
bir âmânın
nesi var
sesinden başka
Ferhat ALTUN

Yorum Gönder