SİNEMADAN - Bu Sensin: Kan ve Korku “Teksas Katliamı”

Sanat her zaman tepki ile var olmuştur. Sanat, aslında dünyanın sanatçıya bata bata içindeki rahatsızlığı dışa vurmasıyla var olmuştur. Çok yalın ifade edecek olursak sanat muhalefetle var olmuştur. Tarihte, özellikle resim için, sanat eseri akımlarına bakıldığında bunların genelde bir savaş, yıkım veya güçlü bir olay sonucunda var olduğu görülür. Bu konuya Pablo Picasso’nun ünlü Guernica’sını yaptıktan sonra Nazi subayının iğneleyici bir tavırla “Bu resmi siz mi yaptınız?” demesi üzerine “Hayır, siz yaptınız.” demesi çok güzel bir örnektir. 

Tobe Hooper ve Kim Henkel 1974 yılında bir Amerikan bağımsız filmini vizyona sürdü. Bu film bir grup gencin büyükbabalarının mezarını ziyaret edip burada yapılan mezar soygunculuğu hakkında bilgi toplamak için yolculuğa çıkmasıyla başlıyordu, yolda arabalarına aldıkları otostopçu ise enteresan tavırlar sergilemeye başlamıştı, benzinlerinin bitmesiyle yola yayan devam eden grubun bir çiftlik evinde Deri Surat ile karşılaşması üzerine izleyicinin beyni kapı gibi bir gerçeği suratına vuruyordu: Rol yapma, biz bizeyiz, bu sensin; kan ve korku!

Çoğu zaman insanların algısında vahşet filmlerine dair bir ön yargının hakim olduğunu görüyoruz. Korku ve vahşet temalı filmleri ve sanat eserlerini gereksiz, anlamsız, acı pornografisi gibi kalıplara tıkıştırıp yok sayan zihniyet çok yaygın. Aslında haklı olduklarını da düşünebiliriz, peki  bütün ön yargılarınızı bir kenara bırakıp kan ve korkunun gerçekten ne ifade edebileceğini öğrenmek istemez misiniz?

Biraz önce bahsettiğim 1974 çıkışlı bu film orijinal adıyla The Teksas Chainsaw Massacre özgün çevirisiyleyse Teksas Katliamı. Teksas Katliamı ilk vizyona girdiğinde sinema dünyasında devrim yarattı ve sinema kültürüne yön verdi. Bu filmi bu kadar özel kılan şey neydi?

Biraz evvel bahsettiğim ana karakter Deri Surat filmin olağan akışı sırasında işin içine dahil olarak “katliam”ı başlatan karakter. İsminin sebebi gerçek insan yüz derisinden bir maske takması. Kendisinin en belirgin yanı ise elektrikli testeresini çok sevmesi ama bu testereyi genelde başka insanların karnını deşerken yahut yüzünü keserken kullanmayı daha çok seviyor. Evet, film seyirciye hiçbir elle tutulur neden vermeden bir grup genci acımasızca, adeta hayvan doğrar gibi katleden psikopat bir katili anlatıyor.


Ed Gein Amerikan toplumunun hafızasında yer edinmiş, bir çok korku ve cinayet konulu eserlere doğrudan veya dolaylı olarak konu olmuş olup Amerika’nın en ünlü katillerindendir. Ed Gein, Plainfield Hortlağı,  20.yüzyılda popüler olan kült korku filmlerinden Psycho (Sapık), The Silence Of The Lambs (Kuzuların Sessizliği) filmlerine ilham olduğu gibi Deri Surat karakteri de doğrudan ondan esinlenmiştir.

Bütün arkadaşlarının Deri Surat tarafından katledilmesi üzerine tek kalan Sally elleri bağlanarak zorla Deri Surat ve ailesiyle birlikte bir akşam yemeğine katılır. Bu akşam yemeğinin amacı Sally’e işkence etmektir. Baş köşede çok yaşlı olan büyükbabaları oturur. Deri Surat yemeğe makyaj yapıp gelir. 3 hastalıklı adam ve yaşıyor denemeyecek kadar kendinde olmayan yaşlı bir büyükbaba ve Sally yemek masasının etrafında oturmuşlardır. Büyükbabanın eline bir çekiç verirler ve kızın kafasını eğerek çekiçle kıza vurmasını isterler, kendinde olmayan yaşlı adam çok güçsüz olduğu için çekici elinden sürekli düşürür ama her seferinde çekici daha büyük bir heyecanla adamın eline tutuşturup kıza zorla vurması için uğraşırlar, bu sırada tezahüratlar ve bağrışmalar ile adamı teşvik ederler.


Teksas Katliamı filmi 20. yüzyılda beyaz perdeye doğrudan vahşeti taşıyan ilk film olmamasına karşın -o film Phsycho (Sapık)’dır-  vahşeti ve insanların alışık olmadığı kalıpları büyük bir cesaretle insanın yüzüne vurmuştur. Filmde vahşet sahneleri sanıldığının aksine aşırı açık olmak yerine bazı yerlerde kamera olaydan ayrılarak sesle ortalığı izleyicinin hayal dünyasına  bırakmıştır. Film önceden yapıldığı gibi kan ve korkuyu salt seyirlik olarak ve öylesine sunmak yerine bir bağlam ve olay içinde kullanmıştır.

Vietnam Savaşı 1955’ten 1975 yılına kadar devam etmiştir ve kayıtlara tarihin ilk “televizyon savaşı” olarak geçmiştir. Bunun sebebi Amerikan hükümetinin savaş bölgesine çok geniş medya özgürlüğü(?) tanımasıyla savaşın Amerikan toplumunun televizyonlarının içine sokulmasıdır. Milyonlarca insan savaşın gerçek yüzünü sansürsüz bir şekilde izlemek zorunda kalmıştır. İnsanlar ölen insanları, sivilleri, askerleri ve vahşeti izlemiş ve bu toplumda çok derin psikolojik izler bırakmıştır.

Filmin içindeki “izlemek üzere olduğunuz film gerçektir” ibaresi gerçekten filmde anlatıldığı gibi kurgusal bir olay yaşanmamasına karşın Hooper tarafından bilinçli bir şekilde koyulmuştur. Bu ibare açık bir şekilde 73 Petrol Krizi, Watergate Skandalı ve tabii ki de Vietnam Savaşı’nda yaşanan katliamlara tepki olarak koyuldu.

Filmin aksettirdiği sesin kaynağı işte buydu: Rol yapma, biz bizeyiz, bu sensin; kan ve korku!

Rol yapma çünkü istediğin kadar süslü kıyafetlerinle gezip, Watchmen çizgi romanları okuyabilirsin, Campbell domates çorbalarınla ve Coca-Cola’n ile mutlu ve tasasız insan olmaya çalışabilirsin, 2. Dünya Savaşı’nın bitimiyle başlayan çılgın tüketim kültürünün etkisine kapılabilirsin. İstediğin kadar ye, iç, tüket ama unutma, günün sonunda sen akşam ailenle televizyonundan masum insanların katledilmesini, yok edilmesini bir film gibi izliyorsun. Acı, vahşet ve kan senin için oldukça gerçek ve olağan, o yüzden artık rol yapma. Nasıl 1968’de My Lai köyünde yüzlerce silahsız sivilleri katleden hükümetine sesin çıkmadıysa birkaç genci elektrikli testere ile deşen ve iç organlarını çıkaran Deri Surat’a da sesin çıkmasın. Nasıl eşin ve çocuklarınla BBC’den savaşı en gerçek haliyle izleyip sabah olunca işine gittiysen şimdi Deri Surat’ın ailesinin Sally’yi öldürmeye çalışmasını da izle. Nasıl savaşta anlam aramadıysan Teksas Katliamı’nda da anlam arama.

***


Sally akşam yemeğinden son anda kurtulup kendini doğruca cama atar. Ardından yola doğru can havliyle kaçar. Bu sırada Deri Surat onu arkasından kovalar. Akabinde bir kamyonet görüp kamyonetçinin de yardımıyla beraber kamyona atlayarak Deri Surat’ı orada bırakıp özgürlüğüne gider, kurtulur.

Filmin en ikonik sahnelerinden biri de bitiş sahnesidir. Deri Surat elektrikli testeresini havaya savurarak kendinden geçmiş bir şekilde azgınca etrafında dört döner. Kamera bütün çıplaklığıyla tek bir şeye odaklanır: korkusuz, acımasız, duygusuz, ruhsuz ve hissiz bir canavar.

Vietnam, Irak, Libya, Suriye, Panama, Somali, Yemen, Afganistan ve İran...

ABD’nin gittiği yere acı ve vahşet getiren politikasının yok olması dileğiyle...


İbrahim Nasuh BAYRAKTAR

(Diğer Yazıları)


0 Yorumlar

Yorum Gönder

Yorum yaz (0)

Daha yeni Daha eski