sen o gurbete
koşarken
ben ayak
sürümüştüm
görmüştüm seni
bir seher vakti
bir bahçede
salınırken
öyle düşmüştüm
sen örtmüştün
bin bir baharı eynine
güllerle
kokulanmıştın
ben bir köşede
üryan
ben bir köşede
gülsüz
öyle düşmüştüm
sen yastık
eylemiştin sırtına dünyayı
ona öyle
yaslanmış
ve gövdeni
bırakmıştın usulca
ben dünyaya
değen yerlerime hep
bir iğrenmeyle
bakmıştım
benim değil
demiştim
bu ten bu
dokunuş bu duyuş
öyle düşmüştüm
sen bir ses
duyup kalkmıştın yerinden
öylesine
ürkmüş
öylesine
sararan bir şey olmuştun
güllerin
çürümüş
baharın
kokuşmuştu
ne kadar
sarıldıysan ona
o kadar kaçtı
senden dünya
bir ben
kaçmadım senden
bir ben
dönmedim sana
hep öyle içim acıdı
sen düşünce
benim dizlerim
kanadı
sen hep
yaşamaklı oldun
ben
biraz ölümlü
çokça yorgun

Yorum Gönder